Şule Şamlı / ETİ Şirketler Grubu - Pazarlama Grup Başkanı
TÜRKİYE’DE SÜREGELEN MARKALAŞMA SÜRECİ VE MARKA YÖNETİMİ
Türkiye’de yakın zamana kadar “reklamın iyisi kötüsü olmaz” kadar sığ bir cümleyle özetlenen markalaşma çabaları, artık eskisinden çok daha profesyonel, çok daha sonuç getiren, çok daha “atılan taşın ürkütülen kurbağaya değdiği” bir süreç haline geldi. Tabii bu gelişimde, tüketici ile marka arasında bir bağ kurulması gerekliliğini bizlerden uzun süre daha önce keşfetmiş çokuluslu firmaların katkısı yadsınamaz oldu. Çokuluslu firmaların faaliyetleri neticesinde hayatımıza giren markalar, Türk firmalarının da markalaşmanın önemine vakıf olması, ve bu doğrultuda yatırım yapmaya başlamasına sebep oldu. Hatta yakın zamana kadar iletişim bir “yatırım” değil, “masraf” gibi görülürken, bugün bir yatırım kalemi haline geldi. Elbette hâlâ iletişim yatırımlarının önemli bir kısmı markalaşmadan ziyade daha kısa vadeli, hızlı kazanca yönelik beklentilerle yapılıyor. Buna rağmen, son 15-20 seneyi değerlendirdiğimizde markaların hizmetinde olan tüm sektörlerin, günden güne gözle görülür bir gelişme içinde oldukları açık.
Türk Markaları ansiklopedisi, geçmiş markalaşma deneyimlerimizin belgelendirilmesi ve böylece yeni nesillere aktarılması, onlara örnek olması ve cesaret vermesi anlamında son derece önemli bir görevi yerine getiriyor.
“Bir ülke sahip olduğu markaları kadar zengindir” sözü dünyanın değişik ülkelerinde defalarca kendini teyit etti. Pazarlama ve reklam sektörünün tüm profesyonelleri, ve kurumlarının bu anlamda ihmal edilemez bir sorumluluğu var. Prof. Dr. Nükhet Vardar ve Reklamcılık Vakfı’na, bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek adına attıkları cesaret verici ve yüreklendirici adımdan dolayı çok teşekkürler.